Bilgisayarın Geri Dönüşümü

“En hızlı işlem yapan benim. En geniş benim belleğim” diye düşündü. Yüzbinlerce insanın günlerce çalışarak yapabileceği işleri birkaç saniye içinde tamamlamak ne güzeldi! Evet, o bir bilgisayardı. İnsanlara hizmet ediyor ve bununla gurur duyuyordu. Fazla değil daha birkaç gün öncesine kadar yalnızca tel, metal ve cam parçalarından ibaretti. O müthiş fabrikada biraraya getirilmiş; ilk cızırtı […]

Yorum bırakın

Tilkiyle Çakalın Dostluğu

(Bu kısa öykünün gerçek kişiler veya olaylarla hiçbir ilgisi yoktur ve tamamen hayal ürünüdür. Okuyunca siz de anlayacaksınız zaten!)… Takkeli Tilkiyle Akçakalın yediği içtiği ayrı gitmezmiş çok iyi dostmuşlar. Sadece yedikleri içtikleri değil kıbleleri de birmiş. Bir gün Tilki gel demiş Akçakala şu Aslana bir oyun oynayalım. Hep kralım diye böbürleniyor. Ormanda ikide bir oyunlarımıza […]

, , , , ,

1 Yorum

2012 in review

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2012 yıllık raporu hazırladılar. İşte bir alıntı: 600 kişi 2012 yılında Everest dağın tepesine ulaştı. Bu blog 2012 içinde yaklaşık 4.100 kez görüntülendi. Everest dağın tepesine ulaşmış her kişi bu blogu görüntüleseydi, bu kadar çok hit alması 7 yıl sürerdi. Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

Yorum bırakın

Göz göze konuşsa insanlar…

  Gerçek miyim, Hayal mi, İçim dolu, Duyduğum sevinç mi yoksa Hüzün mü düşünemiyorum Aklım dolu, Sensiz bir dünyadayım şimdi Ellerim sıcak mı yoksa Üşüyor mu bilmiyorum. Güzel bir film mi Seyrettim yoksa, Taş oldum sokaklarında Senin ardından yürürken Merdivenleri saydım Ben çıktıkça uzayan Kıvrılan Merdivenleri Sarılı kırmızılı gökyüzüne Hani kumsalda oturup Birlikte baktığımız gökyüzüne […]

Yorum bırakın

KAZLAR UÇAR ÖRDEKLER SUYA VURULUR

KAZLAR UÇAR ÖRDEKLER SUYA VURULUR   Yaban kazları geçer Başımın üzerinden, Mesafe ırak Yürek burkulur.   Acıtır rüzgarın fısıltısı Kazlar alçaktan uçar geceleri, Kar derya, bulutlar küme küme Neredeyse başıma dokunur.   Dalgaların sesi Taa uzaklardan duyulur, Örter gecenin karanlığı tüm güzellikleri Gelir can evimden vurur.   Dalgın seyrederken coşkun nehri Tahta köprüden, Su suya […]

Yorum bırakın

Uzansam uçup giden martılara

  Uzansam uçup giden martılara Başımda ılık rüzgarlar Hayallerim sıcak Ellerimde bir tutam yıldız Gece derin mi derin.   Rüzgar yiter mi? Sıcak biter mi? Yıldızlar kayar mı elimden? Gece çıkar mı Düştüğü kör derinlikten?   Gözlerimde yaşlar Avuçlarımda yıllar Başımda bir sevda Deniz uzak mı uzak   Yaşlar diner mi? Yıllar geçer mi? Sevda […]

Yorum bırakın

Fasulye

  Fasulye sarmaşık bir bitkidir. Fasulye, sarılma konusunda seçici değildir. Sevecendir. Herkesi sever, her şeye sarılır. Tahta, metal veya plastik diye ayrım yapmaz. Yanında uzun süre kıpırdamadan dikilseniz, sevgisini sizden de esirgemez. Fasulyenin sevgisi anlayanadır. Kimileri bu sevgiden anlamaz, ya da bu sevgi onlara sıkıcı gelir. Onlar bu sevgiyi yanlış yorumlarlar ve fasulye bitkisi dolaşmış diye […]

Yorum bırakın

ÇAY, SİMİTSİZ VE SENSİZ

ÇAY, SİMİTSİZ VE SENSİZ Ne kederler paylaşıldı Ne sevgiler dillendi kuytularda Eşliğinde, Deminde gözlendi sevgili yolları Senin yanında Simitle bastırıldı açlıklar Bir lokma hamur bir tutam susam Peynirimiz yoktu ama sohbetler boldu Ağırlaştıkça sohbetin demi Doldu boşaldı bardaklar Kaşıklar dokunurken nazikçe Cam çeperlerine En güzel melodilerin Notalarıyla ünlendi çardaklar Uzandı eller sigaranın tellerine Şimdi artık […]

Yorum bırakın

Hiçlik İçinde

HİÇLİK İÇİNDE Bu ben değilim Sana bakan, sen de Bu değilsin karşımda Biz yokuz hiçbir zaman olmadık Takvimler yoktu Su yoktu, hiçlikteydik. Ay yoktu gökyüzünde Yıldızlar yoktu Ansızın bir ışık hüzmesi Yardı donuk geceyi Hiçlik içinde, her şey içinde Sen ve ben birlikte sallanırken Doğmadan beşikte Hayaller içinde…   Doğa Sever

Yorum bırakın

Küçük bir melodi – Sesler ve insanlar

Hepimizin değer verdiği gözü gibi sakladığı başkasına versen almayacağı, ama bizim de ondan kopamayacağımız pek çok şeyi vardır. Kimbilir, bazen sararmış ya da kenarı yırtılmış bir resim, yazdığımız küçük bir öykü, bazen küçük ama yıllara meydan okumuş bir vazo, bir anı defteri, bazen de kırılmış bir küpe gibi artık işlevini yitirmiş eşyalarımıza bazılarımız gözümüz gibi bakar, ondan […]

Yorum bırakın